GenelSağlık

ASM’lere Covid-19 Aşı Tedariği Aksamamalı, Randevular Açılmalı!


İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Başkan Yardımcısı Dr. Mustafa Tamur, özellikle son günlerde yaşanan aşı tedariği sorunu ve aşı randevularındaki aksaklıklara dikkat çekti. Dr. Tamur, yaptığı açıklamada, “Covid-19 aşılamasında tek aşı olarak elimizde Sinovac aşısının olduğu dönemde aşılamaların, ağırlıklı olarak Aile Sağlığı Merkezlerinde yapıldığını gördük. Ne var ki gerek Biontech aşısının tedarik edilmesi ve bu aşının sadece belli hastanelerde yapılabiliyor olması gerekse Ramazan ayının etkisi ile aşılama ağırlığının hastanelere kaydığını söyleyebiliriz. Aile Sağlığı Merkezlerimizde zaman zaman tedarik sorunları olmakla birlikte son günlerde yaşadığımız asıl sorun, açık randevularımız olmasına rağmen halkımıza MHRS sisteminden randevu verilmiyor olmasıdır” diye konuştu.

Bu kısıtlamanın Mayıs ayının ilk haftasına kadar sürdüğünü dile getiren Dr. Mustafa Tamur, şu bilgileri verdi: “Bu sebeple merkezlerimizde yapılan günlük aşı miktarları oldukça azalmıştır. Aile sağlığı merkezlerimize randevu alıp gelmeyen hasta sorunundan daha çok randevu alınamaması sorunu vardır ve sorunun mayıs ayına kadar elimizdeki aşının ancak ikinci doz Sinovac aşısı yaptırmak için bekleyenlere yeteceği hesabından kaynaklandığı tahmin edilmektedir. Aile sağlığı merkezlerimizde her hekim kendi mesai saatine göre randevu açmakta, aşısını kendi mesai saatleri içinde kendi planına göre yapmaktadır. Ne var ki Müdürlüğün günlük aşı tedariğindeki gecikmeler nedeniyle özellikle öğlenden önce aşı eksikliği yaşanması hekimlerimizi daha çok öğlenden sonra randevu verilmesi yoluna itmiştir. Halkımızın sabah saatlerinde randevusu olduğu halde aşı olamaması ve aşıyı beklemesi sorunu bu şekilde aşılmaya çalışılmaktadır” dedi.

Aşı Farkındalığı Oluşturulmalıydı

Ülkemizde aşı reddi ve aşı tereddütü sorununun, Covid-19 öncesinde de yükselişe geçen bir anlayış olarak karşımızda durmakta olduğunu belirten Tamur, şöyle devam etti:
“Covid aşıları ile ilgili medya ve sosyal medyada yayılan kaynaksız ve bilimsel dayanağı olmayan haberlerin yayılması ile birlikte Covid aşılarına karşı duyulan endişe, aşı tereddütü konusunda sıkıntı yaşayanların sayısını arttırmıştır.

Bu sorunun çözümü, aşının güvenliği ve etkisi konusundaki net bilgilerin kamu eliyle kampanyalar eşliğinde paylaşılması, insanlarımızın aşıya kolay ulaşabilmesi, halka açık alanlarda, kolay ulaşılabilen meydan, okul, park gibi yerlerde aşı merkezleri kurulması gibi etkinliklerden geçmektedir. Aşı ikna turları düzenlemek, bunun için tek tek evlerin dolaşılması ve kişilere ulaşılıp onlara aşı anlatılması etki olarak aşı tereddütünün oranlarını düşürebilecek düzeyde bir uygulama olarak görülmemelidir.

Zira bu uygulamaya harcanan zaman ve emek gücü ile ikna edilebilecek kişi sayısı, genel bir kampanya ve halkın kolay ulaşılabileceği yerlerde kurulacak aşı merkezleri yoluyla aşı olabileceklerin sayısına göre ihmal edilebilir düzeyde olacaktır. Her ne kadar bu ikna turlarının aile hekimleri öncülüğünde kurulacağı haberi yayılmış olsa da biz bunun mümkün olmadığını, hem pratik olarak hem de mevzuat açısından böyle bir görevin aile hekimlerince ifasının imkansızlığını daha önce de söylemiştik.

Zaten emek etkin bir uygulama olmayacağı da ortada olan bu timlerle ilgili olarak şu ana kadar aile hekimlerimize bir emir, yazı ya da resmi bir talep gelmemiştir. Yaygın bir şekilde olmasa da bu anlamda bir ekip kurulması uygulaması yapılıyorsa da bu timlerde aile hekimleri yoktur.”

Aile Hekimleri İkna Timlerinde Olamazlar

Bir aile hekiminin mesai saatlerinde kendi aile sağlığı merkezinde bulunmasının zorunlu olduğunu hatırlatan Dr. Mustafa Tamur, sözlerini şöyle noktaladı: “Hastalarımızın bu merkezlere gelmeye devam etmesi, süregiden bebek ve çocuk aşıları, izlemler, poliklinik hizmetleri ve ASM’de covid aşısı randevusu almış hastalarının aşılarının yapılması gibi ertelenmesi ve devredilmesi mümkün olmayan görevleri bırakıp ev ev dolaşmaya çıkması fiilen mümkün olmadığı gibi etkin de olmayacaktır. Kaldı ki şu anda gördüğümüz pratik de bu öngörümüzün doğru olduğunu, bu timlerde aile hekimlerinin bulunmadığı yönündedir.

Ülkemizdeki aşılama hızının yavaşlamasının sebebi aşı tereddütünden daha çok, açılmış aşı gruplarının içindeki popülasyonun büyük bölümünün aşılmayı tamamlamış olması, aşının tedariğinden kaynaklanan sebeplerle oluşan aşı hakkı sınırlamasıdır. Yeni yaş grupları, riskli hastalıklara sahip kişiler, temas yoğunluklu meslekleri ifa edenler ve sağlık çalışanlarının ev halkına aşı hakkı verilmesi halinde aşılama hızımızın süratle artacağı açıktır. Tüm bunların yapılabilmesi de yeterli aşı tedariği ile doğrudan ilişkilidir. Dolayısıyla konuyla ilgili yaşanan temel sorun yeterli ve çeşitli aşı tedariğinin yapılamamış olmasıdır.”


Source link

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu