GenelSağlık

Hiçbir besin veya besin desteği tek başına bağışıklık sistemini güçlendirmez

Gebeliğin bireylerin yaşamında beslenmenin en önemli olduğu süreçlerden biri olduğunu söyleyen Uzman Diyetisyen Gurbet Ünal Özen, yaygın kanının aksine gebelikte “fazla beslenmenin” değil, doğru beslenmenin gerektiğinin altını çizdi. Medikal Akademi Ankara Temsilcisi Hatice Pala Kaya’ya değerlendirmelerde bulunan Uzm. Dyt. Özen, gebelikte fazla beslenmenin de, yetersiz beslenmenin de anne ve bebek için riskler taşıdığını kaydetti. Covid-19 salgını döneminde immün sistemin güçlendirilmesine yönelik ilginin arttığını belirten Uzm. Dyt. Özen, gebelerin viral enfeksiyonlara daha yatkın olmakla birlikte, DSÖ’nün yayınladığı rehberde, Covid-19 enfeksiyonunun gebelerde görülme sıklığının düşük olduğu bilgisini verdiğini söyledi.

Bununla birlikte gebelerin enfeksiyonlardan korunma ve bağışıklık sistemini güçlendirmesi gerekliliğine işaret eden Uzm. Dyt. Özen, gebelikte bağışıklık sistemi dahil olmak üzere tüm sistemlerde değişiklik görüldüğünü, fetal büyümenin kadınların normal metabolizma düzenini değiştirdiğini hatırlattı.

Gebeler beslenmelerinde nelere dikkat etmeli?

Gebelikte bağışıklık sistemini güçlendirecek beslenme yöntemlerine ilişkin uyarılarda bulunan Uzm. Dyt. Gurbet Ünal Özen, “Hiçbir besin veya besin desteği tek başına bağışıklık sistemini güçlendirmez. Bu nedenle öğünlerde besin çeşitliliği sağlamak önemlidir. Besin veya besin desteği olarak alınan A, C, D, E vitaminleri, çinko, demir, iyot, selenyum, magnezyum gibi mineraller antikor oluşumu ve bağışıklık sisteminin gelişimi için önemlidir” diye konuştu.

Hamilelikte asla yapmamanız gereken 8 beslenme hatası!

Uzm. Dyt. Özen, gebelikte beslenme ve immün sistemin güçlendirilmesine yönelik şu bilgileri verdi: “Gebelikte artan enerji ve protein gereksinimleri karşılanmadığı durumda annede ağırlık kayıpları meydana gelir. Yetersizliği görülen vitamin ve minerallerden dolayı annenin bağışıklık sistemi olumsuz etkilenir. Bağışıklık sisteminde rol alan birçok hücrenin yapısında proteinler yer alır. Aynı zamanda proteinler fetüsün büyüme ve gelişmesi için gereklidir. Yeterli ve dengeli bir beslenme ile günlük protein gereksinmesi karşılanabilir.

Gebelikte alınan proteinin yüzde 60‘ının biyolojik değeri yüksek besinlerden karşılanması önemlidir. Gebeliğin son 6 ayında fetüs daha hızlı büyüdüğü için protein gereksinmesi artar. Gereksinmenin altında protein alınması (-) N dengesi oluşturur.

Bu durum da immün sistemi olumsuz etkiler. Ayrıca tüm vücut fonksiyonlarının ve buna dahil olan immün sistemin fizyolojik fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için en önemli faktörlerden birisi yeterli su tüketmektedir. Bireysel farklılıklar olmakla birlikte günlük ortalama 2-2,5 litre su içmek önemlidir.”

Gebelikte fazla kilo alımı da az kilo alımı da riskli

Uzm. Dyt. Özen, gebelikte uygun ağırlık kazanımının hem anne hem de fetüsün gelişimi ve sağlığı için önem taşıdığını vurgulayarak, önerilenin altında ağırlık kazanımının düşük doğum ağırlığı ve preterm doğumlara sebep olabildiğini; önerilenin üzerinde ağırlık alımının ise obezite ve obezite kaynaklı sağlık sorunlarına sebep olabildiğini belirtti.

Hem fazla, hem de önerilenden az ağırlık alımının bebeğin ve annenin immün sistemini etkilediğini bildiren Uzm. Dyt. Özen, gebelerin doktor kontrolünde uygun ağırlık kazanımına dikkat etmesi gerektiğini, uygun ağırlık kazanırken de yeterli ve dengeli beslenmenin önemli olduğunu ifade etti.

Koronavirüs ve hamilelik: Risk altında mısınız?

Uzm. Dyt. Özen, dengeli beslenmeye yönelik olarak şu unsurların altını çizdi: “Öğünlerde besin çeşitliliği sağlanarak, vitamin ve mineral çeşitliliği sağlanmalıdır. Demir ve folik asit gebelikte gereksinimi artan en önemli besin öğeleri arasında yer almaktadır. Gebelik sırasında annenin kan hacminin artması, fetüsün annenin demir depolarını kullanması ve beslenme hatalarına bağlı gelişen demir eksikliği demir takviyesi ile önlenebilir.

Fetüste nöral tüp defektine sebep olan folik asit eksikliği gebelik öncesinden başlanarak folik asit desteği ile önlenebilir. Kalsiyum ve D vitamini fetüsün kemik gelişimi ve annenin kalsiyum depolarını korumada, diş çürüklerinin engellenmesinde önem taşır. Besinlerle yeterli miktarda kalsiyum alınamadığında doktora danışılarak uygun görülen gebelerde diyete ek destek olarak kullanılabilir.”

Gebelik döneminde antioksidan besin öğelerince zengin beslenmenin immün sistemi güçlendirdiğini anlatan Uzm. Dyt. Özen, bağışıklık sistemini güçlendiren besin öğeleri ve bunları içeren besinler hakkında şu bilgileri verdi:

A Vitamini

Solunum yolu enfeksiyonlarının görülme sıklığını azaltır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Besin takviyesi olarak alınan A vitaminin fazlası toksik olup zehirlenmelere sebep olabileceği gibi fetüste konjenital malformasyonlara sebep olabilir.

Kaynakları: karaciğer, koyu yeşil yapraklı sebzeler, havuç, yumurta, kayısı, süt, tereyağı.

A Vitamini nedir? Hangi besinlerde bulunur? Faydaları ve eksikliği

C Vitamini

Bağışıklık sisteminde görevli bazı besin öğelerinin (Demir, A, E vitamini ve folik asit) vücutta daha iyi kullanılmasını sağlar. Aynı zamanda fetüsün kolajen, kıkırdak, tendon, kemik ve cilt gelişimi için önemlidir.

Kaynakları: Kuşburnu, maydanoz, kırmızı ve yeşilbiber, lahana, karnabahar, ıspanak, turunçgiller, domates, kiraz, vişne, kavun.

C Vitamini hangi besinlerde bulunur? Faydaları ve eksikliği

E Vitamini

Antikor üretimini ve bağışıklık hücrelerinin çoğalmasını sağlayarak bağışıklığı iyileştirir. Gebelik döneminde E vitamini eksikliği erken doğum ve preeklampsi gibi komplikasyonlara sebep olabilir. Bu durumlarda bebeğin büyüme ve gelişmesinde problemlere yol açar.

Kaynakları: Bitkisel yağlar, kuruyemişler, zeytin, kurubaklagiller ve tahıllar, tereyağı, yeşil yapraklı sebzeler, karaciğer.

D Vitamini

Etkili bir bağışıklık güçlendiricidir. Patojen mikroorganizmaların yok edilmesinde görevli makrofajların aktivasyonunda önemli rol oynar. D vitamini eksik olan kişilerde viral enfeksiyonlar daha sık görülür.

Kaynakları: Balık yağı dışındaki besinlerde önemsiz miktarda bulunur.

Çinko

Yetersizliğinde hücresel bağışıklıkta azalma, lenfoid organların gelişiminde yavaşlama, enfeksiyonlara duyarlılıkta artış, T ve B lenfositlerin sayısında azalma ve lenfositlerin etkinliklerinde azalma gibi bağışıklıkla ilgili çeşitli bozukluklar meydana gelir. Sitotoksik aktivite ve antikor üretimi baskılanır. Çinko takviyesi ile enfeksiyonlara direnç artar.

Kaynakları: Et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri

Çinkonun faydaları nelerdir? Eksikliği ve çinko içeren besinler

Selenyum

Kuvvetli bir antioksidandır.

Kaynakları: Deniz ürünleri, et ve organ etleri iyi kaynaklardır.

Demir

Bağışıklık sisteminde enfeksiyonlara yanıtta görevli bağışıklık sistemi hücrelerinin çoğalması ve olgunlaşması için gereklidir.

Kaynakları: Etler, yumurta, tam taneli tahıllar, kurubaklagiller, yağlı tohumlar, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kuru meyveler.

Iyot

Antioksidan aktiviteyi uyararak bağışıklık destekler. İyot serbest radikalleri yakalar.

Kaynakları: Deniz ürünleri

Omega-3

Bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde ve desteklenmesinde görevlidir.

Kaynakları: Balık, diğer deniz ürünleri, ceviz, keten tohumu.

Probiyotikler

Toksinlerin ve mikrobiyel patojenlerin yok edilmesinde makrofajların fagositozunu arttırarak rol oynarlar.

Kaynakları: Kefir, kımız, peynir, boza, tarhana, hardaliye, şalgam suyu.

Kuarsetin

Antienflamatuar, antiviral, antioksidan aktiviteye, lipid peroksidasyonunu, kılcal damar geçirgenliğini ve trombosit agregasyonunu inhibe etme özelliklerine sahiptir.

Kaynakları: Soğan, sarımsak, elma, çilek gibi sebzeler.


Source link

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı