GenelSağlık

Sağlıkta Biyoteknoloji Günleri 15 binden fazla izleyiciye ulaştı


Biyoteknoloji doğada var olan canlı yapıları teknolojik uygulamalarla bir ürün olarak geliştirmek ve çözüm haline getirmektir. Biyoteknoloji başta sağlık olmak üzere bir çok sektörü etkileyen ve dönüştüren bir etkiye sahiptir. Son yıllarda biyoteknolojinin artan önemi Covid-19 pandemisi ile daha da belirgin hale gelmiştir. Biyoteknolojik ilaçtan gen tedavisine, moleküler tanı sistemlerinden biyo-bilgisayarlara, doku mühendisliğinden, yapay organ geliştirilmesine kadar birçok yenilik büyük bir hızla hayatımıza giriyor. Bu noktadan hareket ile 21-25 Nisan tarihleri arasında Sağlıkta Biyoteknoloji Günleri’ni organize ettik.

Organizasyon komitesinde yer alan Prof. Dr. Melih Bulut, Prof. Dr. Damla Arısan, Prof. Dr. Eyüp İlker Saygılı, Dr. Sevgi Salman Ünver ve Dr. Feza Şen bu beş günlük program ile biyoteknoloji alanında farkındalığı arttırmayı ve biyoteknolojinin en temel konuları için bir çerçeve çizmeyi hedefledi. Medikal Akademi’nin desteği ile gerçekleşen Sağlıkta Biyoteknoloji Günleri toplamda 15 binden fazla katılımcıya ulaştı. Etkinliklerin ortama izlenme süresi ortalama her oturum için 40 dakikanın üzerinde gerçekleşti.

Sağlıkta Biyoteknoloji Günleri

Sağlıkta Biyoteknoloji Günleri’nin çıktılarını şekilde özetleyebiliriz:

  • Biyoteknoloji bir çok sektörün dönüşümüne lokomotif olan bir teknoloji platform özelliği taşımaktadır. Bu nedenle gelecekte bilgi ve teknoloji temelli gelişmeyi hedefleyen ülkeler için öncelikli alanlardan biridir. Ülkemiz için de bu kaçınılmazdır. Biyoteknoloji alanında öncelikli olarak yeteri destek, kolaylaştırıcı imkanlar, yatırım kaynağı ve startejik planlara ihtiyaç vardır.

Sağlıkta Biyoteknoloji Günleri – 1: Fikirden Ürüne Biyoteknoloji

  • Her ülkenin biyoteknoloji için uyguladığı çeşitli modeller bulunmaktadır. Biyoteknolojide üretkenlik üniversiteden, bilgi temelli, araştırma çıktıları üzerine geliştirilen ürünlerin, sabırlı yatırım kaynaklarının ve sanayicinin dahil olduğu ticarileşme sürecini kapsayan bir işbirlikleri ile ancak mümkün olmaktadır. Türkiye için Biyoteknoloji modelini bir ‘Biyoteknoloji Triatlon Modeli’ olarak kurgulayabiliriz.
  • Biyoteknolojide başarılı ülkelerde üniversitelerin patent odaklı çalışması, disiplinler arası işbirliği, sanayi- üniversite ortaklıkları, yatırım ve fon kaynağı çeşitliliklerinin ve kamunun kolaylaştırıcı uygulamalarının önemli olduğu görülmektedir. Bu paydaşların bir kümelenme yapısı ile bir arada olması ve yakın etkileşim içinde olmalıdır. Ülkemiz için de bu tür odaklı ve üretken bir ekosisteme ihtiyacımız vardır.
  • Biyoteknoloji tanı alanında önemli fırsatları içerisinde barındırmaktadır. Moleküler tanı alanından, biyo-çip teknolojilerine, sağlıkta yapay zeka uygulamalarından, diğer yenilikçi tanı teknolojilerine kadar birçok alanda çalışan önemli akademisyenler ve biostartuplar bulunmaktadır. Bu kişi, kurum ve kuruluşların bir araya gelebileceği işbirliği ağlarına ihtiyaç vardır.

Sağlıkta Biyoteknoloji Günleri – 4: Biyoteknolojinin Değişim Yarattığı Alanlar

  • Biyoteknolojinin tedavi alanındaki yenilikleri biyoteknolojik ilaç ve aşıdan, gen temelli tedavilere, özellikle CRISPR teknolojilere, mRNA teknolojilerinin yaratacağı tedavide yeniliklerden, nadir hastalıkların tedavilerine kadar birçok alan büyük fırsatları barındırmaktadır. Bu tür çoklu iş birlikleri gerektiren alanlarda coğrafi sınırlar bağımsız iş birliği ağı oluşturma yaklaşımı benimsenmelidir. Özellikle yurtdışında bulunan Türk bilim insanları ve girişimciler ile yurtiçindeki paydaşların iletişim ve etkileşim içerisinde olmaları sağlanmalıdır. Sağlıkta Biyoteknoloji Günleri konuşmacılarından biri olan son dönemdeki dünyadaki en önemli firmalardan biri olan Biontech Firması’ndan Dr. Mustafa Diken’in gerek Covid-19 aşısı, gerekse mRNA teknolojisinin yaratacağı yenilikler ile ilgili paylaşımları oldukça ilgi çekmiştir.

Sağlıkta Biyoteknoloji Günleri – 6: Tedavide Biyoteknoloji

  • Biyoteknoloji gelecek vizyonu çerçevesinde, kamunun özellikle Covid-19 pandemisi sürecinde aşı ve ilaç çalışmalarına verdiği desteklerle hızlanan sürecin devam etmesi önemlidir. Bununla birlikte, akademisyenlerin araştırma çıktılarını patent odaklı değerlendirip, ürüne dönüştürmek için cesaretlenmesi, sanayinin ihtiyaç duyduğu ürünler için üniversitelerle iş birliği yapması, yatırımcıların sabırlı olması, nitelikli teknik insan gücünün geliştirilmesi, biyo-girişimcilerin ise süreci iyi planlayan ve iş birliğine açık yapıda olmasının önemli olduğu değerlendirilmiştir.

Sağlıkta Biyoteknoloji Günleri – 7: Biyoteknolojide Gelecek Vizyonu


Source link

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu